Beyoğlu’nda Bir Akşam

Beyoğlu?nda Bir Akşam

Paylaş

Beyoğlu?nda Bir AkşamBir şehir düşünün yerli yabancı birçok sanatçıya beste yaparken, şarkı sözü yazarken, şiir okurken ilham kaynağı olmuş. Bir şehir düşünün 29 kez kuşatılmış ama tarihin askeri dehaları önünde saygı ile eğildiği özel kumandanlar hariç kimseye yar olmamış. Bir şehir düşünün üzerinde yüz milyonlarca insan gelip geçmiş ama hala bakirliğinden bir şey kaybetmemiş…

Evet bu şehir şairinde bahsettiği gibi Aziz İstanbul. Hırçınlığı ile ergenlik çağında bir delikanlıyı andıran, güzelliği ile yeni serpilmiş bir kız çocuğu gibi duran, ne kadar sokağını teperseniz tepin her seferinde keşfedilmemiş yerler bırakan kadim İstanbul

Dünya üzerinde bir ömür geçiren herkesin görmesi gereken başka bir şehir var mı bilmiyorum. Bildiğim tek şey ahir ömrünüzde hala İstanbul’u görmediyseniz neler kaçırdığınız.

Güneşi başka ayı başka güzel olan İstanbul’da yaşıyor olmanıza rağmen hala güzel bir İstanbul gecesi geçirmediyseniz acele etseniz iyi olur. Zira kimin ne zaman ve nerede İstanbul’a hasret kalacağı bilinmez.

En güzel İstanbul gecesi Eminönü ve Karaköy’e hakim bir tepe üzerine kurulu Taksim semtinin İstiklal Caddesi’nde geçirilir bence. Eğer arabanız varsa meydana paralel caddelerdeki katlı otoparklardan birine park etmelisiniz. Zira Her yaştan, her sosyo ekonomik yapıdan, her telden ayrı ve bir o kadar da ahenkli çalan insanı bir arada görebileceğiniz İstiklal Caddesi’nin en başından başlamalısınız yürümeye. Aracınız yoksa ve otobüs veya taksi ile geldiyseniz mutlaka Taksim Meydanı’nda inmelisiniz bindiğiniz ulaşım aracından.

Arından hemen meydanda bulunan satıcılardan mevsimlerden kış ise kestane, yaz ise bir koçan közde mısır satın almalı ve ağır ağır yürümelisiniz meşhur İstiklal Caddesi’nin başına doğru.

Eğer aperatif bir şeyler atıştırmak isterseniz İstiklal Caddesi’nin Taksim girişinde sol tarafta kalan tarihe meydan okumuş büfelerden birinde ıslak hamburger veya döner yanında portakal suyu ısmarlayabilirsiniz kendinize. Yalnız karnınızı sakın ha doyurmayın! Zira yemek için daha lezzetli önerilerimiz olabilir.

Ardından yavaş yavaş yürümelisiniz cadde boyu. Ta ki sağ tarafınızda bulunan tarihi caminin duvarında İmam Adnan Sokak yazısını görene kadar. Kendinizi o sokaktan içeri attığınızda genç yaşlı her yaştan insanın nargile içişini seyretmelisiniz. Kendinize nargile ısmarlamasınız bile içenlerin çıkardığı dumanıyla havaya karıştırmalısınız dimağınızdaki kötü hatıraları. En azından çayınızı yudumlayıp İmam Adnan Sokak’tan ayrılırken bir kuş gibi hafif hissetmelisiniz kendinizi. Yüreğinizi ve beyninizi ele geçirmiş olan kötü enerjiyi yakmış olmalısınız nargileye köz hazırlayan garsonun mangalında.

İmam Adnan Sokak’tan ayrılıp cadde boyu yürürken yine sağınızda yılların tatlıcısı İnci Profiterol isimli dükkana ne pahasına olursa uğramalısınız. Yemekten önce tatlı yemek adetiniz olmasa bile vitrinde duran profiterol parçalarının aslında sadece bir tür tatlı olmayıp birer doğa mucizesi olduğunu hiç değilse dışardan bakarak hissetmelisiniz. Öyle bir ummana dalmalısınız ki nostaljik tramvayın bisiklet İnci Profiterol’deki molanız sona erince eğer yavaş yavaşta karnınız acıkıyorsa cadde boyu yürümeye devam etmelisiniz. Sol çaprazınızda kalan tarihi Galatasaray Lisesi’nin ihtişamlı görüntüsünden gözünü alamazken; sağ tarafınızdan hafif bir ud, kanun, keman karışımı melodi sizi kulaklarınızdan pasajın içine doğru çekmelidir gayri ihtiyari.İnci Profiterolde ki molanız sona erince eğer yavaş yavaşta karnınız acıkıyorsa cadde boyu yürümeye devam etmelisiniz. Sol çaprazınızda kalan tarihi Galatasaray Lisesi’nin ihtişamlı görüntüsünden gözünü alamazken; sağ tarafınızdan hafif bir ud, kanun, keman karışımı melodi sizi kulaklarınızdan pasajın içine doğru çekmelidir gayri ihtiyari.

Eğer kafanızı sağa çevirip yukarı kaldırdığınızda binanın tabelasında Çiçek Pasajı yazıyorsa doğru yerdesiniz demektir. Zira o kapıdan içeriye girmek her ademoğluna nasip olmuyor. Kapıdan içeri girmeden keskin ama bir o kadar da hoş anason kokusu sizi sizden almalı. Kızarmış deniz mahsulleri alkol ve dostane muhabbetlerin birbirine karışması ile meydana gelen ilginç atmosfer sizi gözünüze hoş görünen ilk masaya oturtuvermeli.

Bu atmosferde siz sizden ayrılıp size ait olmayana giderken garsonun iyi geceler efendim, ne alırsınız? şeklindeki sorusu ile hayata kısa süreli dönüş yapmalı ve illa da bu soruya rakı diye cevap vermelisiniz.

Siz yine bu tarihi ortamın büyüsüne dalmış kim bilir benim bu oturduğum masadan kimler geldi, kimler geçti diye düşünürken kominin burnunuzun dibine kadar soktuğu meze tepsisinden gelen güzel kokularla kendinize gelmelisiniz.

Meze tepsisindeki haydari, tarama, kalamar, karides, beyaz peynir, söğüş domates, salatalık ve havuç tabakları mutlaka masanıza konulmalı.
Balıklardan da mevsimine göre kalkan, çupra, palamut, lüfer veya levrek sipariş etmelisiniz.Balığınızın gelmesini beklerken birer ikişer lokma atıştırdığınız mezeleri mutlaka rakının ilk yudumundan sonra yemeye başlamalısınız. Eğer rakınızın yanında su veya şalgam yerine soda sipariş etmemişseniz bu durumu düzeltmek için garsona oğlum bakar mısın? diye seslenmelisiniz en babacan tavrınızla.

Derken önüne balığınız ve salatanız gelmeli. Masanın üzerinde adeta beni ye diyen kızarmış ekmeklerin yüzüne bile bakmamalısınız. Zira böyle lezzetli bir balıkla aynı sofrada bir kez daha baş başa kalmak için bu son fırsatınız olabilir.

Balığınız bittiğinde çatal bıçağınızı tabağın içine ne kadar çabuk bırakırsanız o kadar çabuk kalkar boş tabak önünüzden. Ardından sandalyenizi biraz geri çekip daha rahat oturmalısınız masada. Çünkü asıl gece bu dakikadan sonra başlıyor olacak.

Ayakta masa masa gezip her masada Türk Sanat Musikisi’nin eşsiz eserlerini çalıp söyleyen müzisyenler gönlünüzü kıpır kıpır etmeli. Kavuşamayan aşığın serzenişini haykıran şarkılarda ud ile ağlamalı, neşeli eserlerde kanun ile neşelenmelisiniz.

Siz bilinçsiz ve istemsiz bir şekilde şarkılara eşlik ederken müzik sesi yaklaşmalı, yaklaşmalı ve kafanızı kaldırdığınızda sanatçıları masanızda görmelisiniz. Kemancının ne çalalım efendim? sorusuna yap bir taksimde alem feryadımı duysun cevabını vermelisiniz. Taksimden bağlanan hareketli şarkıya mutlaka eşlik edip içinizdeki tüm kin ve nefreti sevgiye dönüştürmelisiniz. Sanatçılar masadan ayrılırken mutlaka ama mutlaka adetten olan alaturalarını nazik bir İstanbul Beyefendisi edası ile takdim etmelisiniz.

ErkekMagazin.com, ? Online Erkek Yaşam ve Stil Rehberi? erkek modasından, bakımına sağlık, ilişkiler, otomobil, teknoloji, erkek mutfağı ve güncel konulara kadar makale ve haber içeriği sunmaktadır.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir